İçeriğe geç

E kadar dahil mi hariç mi ?

Hayattipmerkezi takipçilerine merhaba! Bu yazımız “E kadar dahil mi hariç mi” konusunu seven herkes için hazırlandı.

E kadar dahil mi hariç mi? Günlük Hayatta Sınırların, Eşitliğin ve Görünmez Çizgilerin Anlamı

Şehirde Başlayan Bir Soru: Sınırlar Gerçekten Nerede?

İstanbul’da yaşayan 29 yaşında bir sivil toplum çalışanı olarak, gün içinde en çok karşılaştığım şeylerden biri “E kadar dahil mi hariç mi?” sorusunun yalnızca matematiksel bir merak olmadığını fark etmek oluyor. Bu ifade, çoğu zaman basit bir aralık tanımı gibi görünse de, hayatın farklı alanlarında kimlerin “içeride” kimlerin “dışarıda” kaldığını belirleyen daha derin bir anlam taşıyor.

Sabah işe giderken bindiğim metrobüste, akşam eve dönerken metroda ya da saha ziyaretlerinde görüştüğüm insanlarla yaptığım konuşmalarda bu sorunun izleri sürekli karşıma çıkıyor. Bir ilan, bir başvuru formu, bir burs kriteri ya da bir belediye hizmeti… Hepsinde aynı belirsizlik: “şu yaş aralığına kadar” ifadesi gerçekten kimi kapsıyor?

Matematikten Topluma: “Dahil mi, Hariç mi?” Belirsizliği

Matematikte “E kadar dahil mi hariç mi?” sorusu genellikle bir aralığın sınır noktalarının kapsanıp kapsanmadığını sorgular. Ancak bu teknik belirsizlik, toplumsal hayatta çok daha büyük bir karşılık bulur. Çünkü burada sınırlar sadece sayılardan ibaret değildir; insanlar vardır.

Örneğin bir iş ilanında “30 yaşına kadar” ifadesini gördüğümüzde, 30 yaşındaki birinin dahil olup olmadığı çoğu zaman net değildir. Bu belirsizlik, özellikle genç yetişkinler için ciddi bir dışlanma hissi yaratır. Ben bunu en çok iş başvurularını takip eden arkadaşlarımda gözlemliyorum. 29 yaşında biri olarak, bir yıl sonra sistemin dışında kalacakmışım gibi bir his, yalnızca bir sayıdan ibaret değildir; geleceğe dair bir kaygıdır.

Toplu Taşımada Görünmeyen Eşikler

İstanbul’da toplu taşıma, toplumsal sınırların en görünür hale geldiği yerlerden biri. Sabah saatlerinde dolu bir metroda, herkes fiziksel olarak aynı alanda olsa da, aslında çok farklı “dahil olma” seviyeleri vardır.

Örneğin engelli bireyler için tasarlanmış alanların çoğu zaman işgal edilmiş olması, “erişim hakkı”nın kimin için gerçekten dahil olduğunu sorgulatır. Ya da yaşlı birinin otobüse binmekte zorlanması, resmi olarak “hizmet dahilinde” olsa bile pratikte dışarıda kalabildiğini gösterir.

Bu noktada “E kadar dahil mi hariç mi?” sorusu sadece bir tanım değil, bir adalet meselesine dönüşür. Çünkü kapsayıcılık, sadece yazılı kurallarda değil, günlük pratikte var olur ya da yok olur.

İş Hayatında Yaş Sınırı ve Görünmez Dışlama

Çalıştığım sivil toplum kuruluşunda, özellikle gençlik projeleriyle ilgili ilanlarda sık sık “18-29 yaş arası” ifadesi kullanılır. Bu ifade teknik olarak net görünse de, sahada karşılığı her zaman net değildir. 29 yaşındaki bir kişinin “hala genç sayılıp sayılmadığı” bile tartışma konusu olabilir.

Bir gün bir başvuru sırasında, 29 yaşındaki bir adayın “ben dahil miyim yoksa artık dışarıda mı kaldım?” diye sorması hâlâ aklımdadır. Bu soru aslında sadece bir form maddesine değil, kimlik algısına da yönelmişti.

Aynı şekilde kadınların iş hayatında yaşadığı deneyimler de bu sınırların ne kadar esnek ve aynı zamanda adaletsiz olabildiğini gösteriyor. “Genç ve dinamik ekip” ifadeleri çoğu zaman belirli bir yaş ve görünüm standardını işaret ederken, farklı bedenler, farklı deneyimler ya da farklı yaşam hikâyeleri bu çerçevenin dışında bırakılabiliyor.

Çeşitlilik ve Kapsayıcılık: Sınırları Kim Belirliyor?

Toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden bakıldığında “E kadar dahil mi hariç mi?” sorusu, aslında kimlerin görünür olduğunu belirleyen bir araç haline geliyor.

İstanbul gibi çok katmanlı bir şehirde, farklı kimliklerin aynı alanı paylaştığını görmek mümkün. Ancak bu paylaşım her zaman eşit değil. Kadınların gece toplu taşımada hissettiği güvensizlik, LGBTİ+ bireylerin iş başvurularında yaşadığı tereddüt, göçmenlerin resmi hizmetlere erişimde karşılaştığı dil bariyeri… Hepsi farklı bir “hariç tutulma” biçimi yaratıyor.

Bu dışlanma çoğu zaman açıkça ifade edilmiyor. Bunun yerine daha dolaylı biçimler alıyor: “uygun profil değil”, “ekip uyumu”, “kurumsal kültüre uygunluk” gibi ifadeler, sınırların nerede çizildiğini belirsiz hale getiriyor.

Sokaktan Gözlemler: Görünmeyen Hikâyeler

Geçen ay Kadıköy’de bir saha çalışması sırasında gençlerle yapılan bir odak grup toplantısına katıldım. Katılımcılardan biri, üniversite sonrası iş arama sürecinde sürekli “yaşınız bu pozisyon için uygun değil” geri bildirimi aldığını söyledi. Oysa ilanlarda böyle bir yaş sınırı açıkça yazmıyordu.

Bir başka gün, Esenler’de bir kadın topluluğuyla yapılan görüşmede, kadınların çoğu “resmi olarak hizmetlere erişebiliyoruz ama pratikte hep bir engel çıkıyor” diyordu. Bu engeller bazen dil, bazen ulaşım, bazen de zaman kısıtıydı.

Bu deneyimler bana şunu gösteriyor: “E kadar dahil mi hariç mi?” sorusu sadece teknik bir detay değil, yaşamın tam ortasında duran bir eşik.

Günlük Hayatta Kapsayıcılığı Yeniden Düşünmek

Kapsayıcılık, sadece herkesi aynı kategoriye koymak değildir. Aksine, farklılıkların gerçekten dikkate alındığı bir alan yaratmaktır. Eğer bir sınır çiziliyorsa, o sınırın kimin için ne anlama geldiği açık olmalıdır.

Örneğin bir burs programında “25 yaşına kadar” denildiğinde, bu ifadenin kimleri dışarıda bıraktığı üzerine düşünmek gerekir. Aynı şekilde “gençlik” tanımının esnetilebilir olup olmadığı da tartışmaya açılmalıdır. Çünkü yaş sadece bir sayı değil, aynı zamanda deneyim ve fırsatlarla da ilgilidir.

Toplumsal Adalet Perspektifinden Sınırlar

Toplumsal adalet, sadece eşitlik değil, aynı zamanda adil erişim anlamına gelir. “E kadar dahil mi hariç mi?” sorusu bu açıdan bakıldığında, kaynakların kimlere nasıl dağıtıldığını da sorgulatır.

Bir hizmetin, bir hakkın ya da bir fırsatın gerçekten kapsayıcı olabilmesi için sınırlarının şeffaf olması gerekir. Belirsizlik ise çoğu zaman güçlü olanın lehine işler. Çünkü belirsiz alanlarda en çok kaybedenler, zaten sistemin kenarında duranlardır.

Sonuç Yerine: Sınırların Ötesini Düşünmek

İstanbul gibi sürekli hareket eden bir şehirde, “E kadar dahil mi hariç mi?” sorusu sadece matematiksel bir ifade olarak kalmıyor. Bu soru, kimin içeride kimin dışarıda olduğunu, kimin görünür kimin görünmez olduğunu belirleyen daha büyük bir yapının parçasına dönüşüyor.

Günlük hayatta karşılaştığım her yeni durumda, bu sınırların ne kadar esnek ve aynı zamanda ne kadar belirleyici olduğunu yeniden görüyorum. Ve belki de en önemli soru şu oluyor: Bu sınırları kim çiziyor ve kimler bu çizgilerin dışında kalmaya zorlanıyor?

Sizin İçin Seçtik: Düzgün karakter nasıl olur ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://www.turkceforum.com.tr https://carsiiletisim.com.tr https://vogconcept.com.tr Sitemap
ilbet yeni girişbetexper güncel girişhttps://betexpergir.net/