İçeriğe geç

Fıkıh ile uğraşana ne denir ?

Hayattipmerkezi olarak bu yazımızda “Fıkıh ile uğraşana ne denir” konusunu masaya yatırıyoruz. Keyifli okumalar!

Fıkıh ile Uğraşana Ne Denir? Bir Fıkıh Macerası

Biliyorsunuz, İzmir’de yaşamanın özel bir tarafı var: İnsanlar çok rahat, çok esprili ama bir o kadar da derin düşünebiliyor. Ve ben de işte tam böyle bir insanım. Ama bir de var ya, bazen kafaya takılmadan duramıyorum. “Fıkıh ile uğraşana ne denir?” diye düşündüm, düşündüm, düşündüm… Sonra aklıma geldi: “Kafayı yiyenlere genelde ‘fıkıhçı’ denir, ama biraz açmak gerek.”

İçimdeki esprili taraf hemen devreye girdi: “Fıkıhçı mı? Yani, dinin hukukçusu. Bir nevi, Allah’ın hukuk bürosu, değil mi?!” Ama içimdeki o derin düşünen taraf da hemen şöyle dedi: “Bekle bir dakika, sen sadece şaka yapıyorsun ama bu işin ciddiyetini de göz ardı etme. Fıkıh, sadece dini meselelerle ilgilenmekle kalmaz, aynı zamanda toplumsal düzenin de temel taşlarını oluşturur.”

İçimdeki fıkıhçı ve esprili tarafın mücadelesi başlasın!

Fıkıhçı Kimdir? Fıkıh Nedir?

Fıkıh, İslam hukukunu ve dini hayatı düzenleyen kuralları içerir. Herhangi bir konuda bir çözüm aradığında, bu çözüm fıkıhçılar tarafından verilir. Yani, fıkıh ile uğraşana fıkıhçı denir. Ama işin içine girdiğinde, fıkıhçının hayatı, bir hukukçunun hayatına benzer. Ama biraz daha karmaşık ve bazen komik olabilir.

Eski zamanlarda bir fıkıhçıyla karşılaşsanız, size şu soruyu sorar: “Namaz kılarken sağ elini mi sol elini mi daha önce bağlarsın?” Şimdi, diyelim ki bir fıkıhçıya gidiyorsunuz ve onunla ciddi bir tartışmaya giriyorsunuz. O, her söylediğinizde size bir kural anlatıyor. Mesela, “Evet, doğru, ama o zaman önce sağ elinle yapman lazım, çünkü sağ el daha kutsaldır.” Hadi bunu anladım da, birisi bana sağ elimle mi, sol elimle mi pasta kesmem gerektiğini sorarsa, ben ne yapacağım? Kafayı yiyeceğim galiba!

Fıkıhçı Olmanın Zorlukları: Kafaya Takma Sorunu

Şimdi, fıkıhçılar gerçekten işini ciddiyetle yaparlar. Fakat bazen, bu kadar çok kural, sınır, hassasiyet insanı iyice bozar. Tam bir fıkıhçı olma yolunda ilerlerken, bazen kendimi şöyle düşünürken buluyorum:

“Tamam, bir tartışma var, ne yapmalıyım? Evet, burada birkaç fakih var. Biri şunu, diğeri bunu diyor. O zaman ben de ikisinin ortasında kalan yolu seçip, ‘Benim kendi fıkhım var’ demeli miyim?!”

İçimdeki fıkıhçı: “Hayır, kendi yolunu seçmek doğru değil. Dinî konularda ‘işin doğrusunu’ bulmalısın.”

İçimdeki esprili taraf: “Tabii, tabii, yanlış olmasın. Sonuçta senin yolu seçip, Instagram’da fıkıhçı influencerı mı olacaksın?”

Vallahi o kadar kafaya takıyorum ki, bazen “Acaba bu namazda elleri bağlarken sağ mı sol mu daha önce olmalı?” diye düşünüp duruyorum. Sonra bir arkadaşım diyor ki: “Ya bro, bu kadar detaya girme, Allah seni zaten kabul eder.” Ama ben bir türlü kafayı rahatlatamıyorum! Belki de işte, bir fıkıhçının en zor tarafı bu: “Kural var, ama kuralları uygularken ne kadar derine girmeli?”

Günlük Hayatta Fıkıhçı Olmak: Hangi Durumlarda Fıkıhçı Olursunuz?

Fıkıhçı olmak demek, her durumu dini perspektiften değerlendiren bir insan olmak demektir. Fakat bazen bu durum, insanı gündelik hayatta oldukça komik durumlarla karşı karşıya bırakabilir. Mesela bir gün, arkadaşlarla çay içmeye gidiyorum, birden biri:

“Abi, peki bu kadının saçını örtmesi lazım mı?” diye soruyor. “Şimdi, tam olarak doğru cevabı versem, nasıl bir ortamda vereceğimi bilmiyorum, bir açıklama yapmalı mıyım?” derken, herkes birden sessizleşiyor. İçimdeki fıkıhçı hemen devreye giriyor ve şu cevabı veriyor: “Yani, fıkıh literatüründe her kadının saçını örtmesi gerektiği söyleniyor, ama işin içinde bir takım şartlar da var.”

Bir saniye, ben nereye geldim?! Bu tamamen bir sohbet değil, bir fıkıh dersi gibi oldu! Sonra içimdeki esprili taraf devreye giriyor ve hepimize “Hadi bakalım, sınav başlasın!” diye sesleniyorum. Ama o an ne oluyor? Kimse gülmüyor!

Fıkıhçının Kafasındaki Sonsuz Sorular

İzmir’de bir kafede oturuyorum, soğuk bir çay içiyorum, bir arkadaşım “Abi, bu Fıkıh ile uğraşmak nasıl bir şey?” diye soruyor. O an bir dakika duruyorum, çünkü bir fıkıhçı olmak aslında kafada bir sürü soru yaratmak demek. “Acaba doğru cevabı vermek için ne kadar derine inmeli?” diye soruyorum kendime. Örneğin, “Mikrofiber bezle namaz kılınır mı?” gibi basit bir soruyla karşılaştığımda ne yapacağımı şaşırıyorum.

İçimdeki fıkıhçı hemen diyor: “Evet, fıkıh açısından bakınca, temizlik şart. Yani, mikrofiber bezle namaz kılmak, o kadar da zor bir şey değil.”

İçimdeki esprili taraf, hemen: “Evet ama o zaman da namaz kılarken kafada bir düşünce başlıyor: ‘Mikrofiber bezi unutmadın mı?’”

Öyle ya da böyle, bir fıkıhçı olmanın sorumluluğu, bazen kafada binlerce soru bırakabiliyor. Ama en nihayetinde, fıkıhçılar, bu sorulara dair bir cevap bulmaya çalışırken insanın düşünce yapısını oldukça geliştiriyorlar.

Sonuç: Fıkıhçı Olmanın Hem Ciddi Hem Komik Tarafları

Sonuç olarak, fıkıhçı olmak, yalnızca dini soruları çözmekle kalmaz, aynı zamanda her anı düşünerek geçirmeyi gerektirir. Bir fıkıhçı, kurallara ne kadar sadık kalmaya çalışsa da, bazen hayatın komik anlarında da kendini bulur. İzmir gibi bir şehirde yaşarken, fıkıhçı olmak, gündelik hayatta da insanın kafasında sürekli sorularla dolaşmasına yol açar. Ama unutmayın, fıkıhçılar, her zaman doğruyu bulmak için uğraşan insanlardır. Sonuçta, biraz gülüp, biraz düşünen, ama her zaman doğruyu arayanlardır.

Fıkıh ile uğraşana ne denir? “Fıkıhçı” denir, ama bu unvanı taşırken, içimizdeki esprili tarafı da unutmayalım!

Bu yazımızın sonunda sizi yalnız bırakmıyoruz; “Fıkıh ile uğraşana ne denir” hakkında aklınıza takılan her şeyi Hayattipmerkezi üzerinden sorabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort ilbet giriş adresi https://betexpergir.net/ betexper güncel giriş
https://www.turkceforum.com.tr https://carsiiletisim.com.tr https://vogconcept.com.tr Sitemap