MENU

OFİSTE ÇALIŞANLAR NASIL BESLENMELİ?


Çalışma hayatı, yaşamımızın büyük bir kısmını kapsamaktadır.Bu zamanın içinde temel ihtiyacımız olan beslenmenin önemi büyüktür. Ofisortamında sıklıkla karşılaştığımız sorunların en önemlileri; yanlış beslenmealışkanlıkları ve hareketsizliktir. Bizim günlük enerji dengemizi oluşturanbeslenme ve egzersizin her ikisi de negatif eğilim gösterdiğinde sonuç olarakenerji dengesizliği beraberinde kilo alımını getirir. Kilo alımının yanı sırainsülin direnci, bel çevresinde yağlanma, diyabet, metabolik sendrom,hiperkolesterolemi, hipertansiyon, bel fıtığı, D vitamini eksikliği vekas-iskelet bozukluklarıyla ilgili sağlık problemleriyle karşılaşılmasımümkündür.

Bunların üstesinden gelebilmek aslında zor değil. Hayatımızdayaptığımız birkaç değişiklik ve bu değişikliklerin sürekliliği bizi sağlıklıinsan yapmak için yetecektir. Bunun ilk adımı tabi ki de doğru ve sağlıklıbeslenmeyi hayatımızın merkezine koymak olmalıdır.

Kahvaltıolmadan asla!!

Öğünlerimizin baş tacı kahvaltı. Yaşamımızın her dönemindedeğişmez bir gerçek. Sağlıklı beslenmek istiyorsak bu altın kuralı unutmamamızgerekiyor. Vücudumuz bizim için önemli, kahvaltı da vücudumuz için önemli!Kahvaltısız güne başlamak gibi bir yanlış; güne enerjisiz, sağlıksızbaşlamamıza neden olur. Oysaki iş hayatımız için dikkat, efor, hareket gereklibileşenlerdir. Açlık süremizi 15-16 saatlere çıkarmak beynimiz için gerekliglikozun tükenmesi ve buna bağlı olarak dikkatsizlik, sinirlilik, yorgunluk,isteksizlik halinin ortaya çıkması demektir.

Güne proteinden zengin bir kahvaltıyla başlamak gün içindefazla kalori alımımızın önüne geçmektedir. Bu da bizim metabolizmamızı ofisiçindeki hareketsizliğe karşı 1-0 öne geçirmeye yeter.

Her gün aynı kahvaltıyı yapmak istemiyorsak ya da iştahsızlıkproblemi yaşıyorsak en azından 1 porsiyon meyve, 5-6 adet badem ve yanında 1bardak süt vücudumuzun çalışması için yeterli olacaktır.

Sağlıklı atıştırmalıklarla güne devam

Atıştırmalık deyince aklımıza ilk abur cuburlar gelir. Bizimkastettiğimiz atıştırmalıklar sağlıklı ara öğün zamanımızı hatırlatmaktadır.Vücudumuzu 2-2,5 saatte beslemek aslında ona yaptığımız bir faydadır. Ara öğün,vücudumuza çalışması ve durmaması gerektiğini hatırlatır. Vücudun çokçalışması, metabolizmamızı hızlandırmak ve kalori yakımı demektir! Bu yüzdenara öğün atlamayı hayatımızdan kaldırıyoruz. Neler yiyebiliriz? Seçenekleriçoğaltmak mümkün. Ama ne olursa olsun denge çok önemli. Karbonhidratı tekbaşına tüketmeyerek kan şekeri kontrolümüzü sağlayacak sağlıklı seçenekleri araöğünlerimize dahil ediyoruz.

İşte bazı ara öğün alternatifleri:

      3 kurukayısı, 2 parça ceviz

      1 kutuprobiyotik yoğurt, 10-15 adet yaban mersini

      1 kutu azyağlı süt, 1 adet taze meyve

      2 adetgrisini, 1 bardak ayran

      1-2 dilim ekmek,1 dilim beyaz peynir

      Çiğsebzelerden oluşan salata tabağı, 1 dilim peynir, 1 adet etimek

      1 avuçbeyaz leblebi, 1 bardak kefir

 

Tabi ki olmazsa olmazımız SU

Vücudumuzun su dengesi her şeyden daha önemli. Aslındasusuzluk hissettiğimiz zaman vücudumuzda düşük de olsa sıvı kaybı yaşamaktayız.Bunun önüne geçmek için, günde 8-10 bardak su içmeye özen göstermeliyiz. Eğerki yaşadığımız yoğun iş hayatından dolayı unutuyorsak, aklımıza gelmiyorsabunun önüne geçmek için masamızda 1-1,5 litrelik su şişeleri bulundurarakakılda kalıcılığı sağlamış oluruz. İçmeyi kolaylaştırmak istiyorsak; içine  limon, elma, portakal dilimleri ya da tarçınçubuğu, nane yaprakları ilave ederek aromalandırabiliriz.

Yediğimizin farkında olalım!

Nasıl ki gün içinde her şeye zaman ayırıyorsak yemek yemekiçin de kendimize zaman ayırmalıyız. Özellikle bilgisayar başında çalışarak yada ayakta bir şeyler atıştırarak yenilen besinler bizi uzun süre tok tutmayayaramayacaktır. İş hayatından bahsediyoruz ve gün içinde gerek bilişsel gereksefiziksel olarak performans gösteriyoruz. Yediğimiz besinlerin tok tutması, biziuzun süre idare edebilmesi aslında çalışma hayatı için gerekli bir durumdur.Kan şekerimizin dalgalanmasını ve açlığın bizi etkilemesini istemiyorsak; mutluve keyif alarak 20 dakika yemeğe vakit ayırmalıyız. Olduğunca çok çiğneyerek debeynimize tokluk sinyalinin gitmesine yardımcı olmalıyız.

Aman dikkat!!

Gün boyu azalan metabolizmamızı kahvaltı yaparak, araöğünleri atlamayarak ve bol su içerek arttırma yoluna gittik. Ve yapmamızgereken son adım ise, egzersiz ve hareket. Özellikle çalıştığımız yerde asansöryerine merdiven kullanmayı tercih ederek günlük adım sayımıza katkı sağlayalım.Ve her 15 dakikada bir ofis ortamına uygun omuz, kol ve bacak egzersizleriniyaparak kendimizi oluşabilecek rahatsızlıklardan koruyalım.